Spor Fıkraları

loading...

Eski devirde adamın biri delikleri konuştururmuş. Bu adam evlenmeye karar vermiş. Aramış taramış nihayet uygun bir bayan bulmuşlar, o zaman resmi nikah olmadığından imam nikahını kıyıp gerdeğe girmişler. Adam karısının elbiselerini çıkardıktan sonra karşısına geçmiş ve sormuş;
- ''ön delik hiç *arak gördünmü''.
hemen cevap gelmiş;
- ''oooo sayısını unuttum''.
Bunun üzerine adam üç defa;
- ''boşsun'' demiş ve kadını boşamış.
1,2,3,4,5 derken adam altı kadını boşamış. Eşi dostu araya araya köyün birinden garip bir kız bulmuşlar, adam nikahtan sonra gerdek gecesinde aynı işlemleri yapmış kadını soymuş yine aynı soruyu sormuş.
gelen cevap;
- ''bırak *arağı gün yüzü bile görmedim'' demiş.
Bunun üzeine adam işini bitirmiş mutlu bir şekilde yaşamaya başlamış. Gel zaman git zaman adamın boşadığı 6 kadın biraraya gelmişler, adamı mahkemeye verip nafaka almak için dava açmışlar. Kadının huzuruna çıkmışlar;
- ''kadı efendi biz filanca adamdan davacıyız, bu adam bizi aldı boşadı'' diye şikayette bulunmuşlar.
Kadı yanındaki görevlilerden adamın hemen bulunup getirilmesini istemiş, kasaba küçük bir yermiş, adamı hemen getirmişler. Kadı adama sormuş;
- ''Sen bu kadınları alıp boşadınmı''.
adamda;
- ''Evet boşadım'' deyince, kadı nedenini sormuş.
adam;
- ''bunların hepsi bozuktu'' demiş.
Bunun üzerine kadı nereden biliyorsun'' demiş,
adam;
- ''ben delikleri konuştururum'' deyince,
kadı;
- ''hadi konuştur bakalım'' demiş.
fakat kadınlar durumu bildikleri için;
- ''aman kadı efendi bu iş yarına kalsın'' deyince kadı mahkemeyi ertesi güne ertelemiş. Ertesi gün kadı efendi kürsüde yerini almış görevli kadınlar ile adamı kadının huzuruna getirmiş ve mahkeme başlamış. Kadı adama;
- ''hadi delikleri konuştur bakalım'' demiş.
bunun üzerine adam kadınların karşısına geçmiş;
- ''Ya ön delikler hiç *arak gördünüzmü'' demiş.
Fakat kadınlar durumu bildikleri için hazırlıklı gelmişler, ön tarafları pamukla tıkalı olduğu için,
- ''Tııııısssssssss'' diye ses çıkmış bunu duyan adam hemen;
- ''Ya arka delikler hiç *arak gördünüzmü'' deyince, az önce kadınlardan çıkan sesi duyan kadı efendi sağ ayağını altına alıp topuğu ile deliğini tıkadığı gibi;
- ''beraat beraat'' demiş.
fıkranın devamı

ABD'de büyükçe bir şehirde, adamın karısı gece yarısı illaki sigara diye tutturunca kocası istemiye istemiye sigara aramaya çıkar. Bütün dükkanlar kapalıdır, açık büfe falan da bulamayınca aklına ana caddedeki barlar gelir, oradaki sigara otomatında kesin vardır diye düşünür ve açık bir bar bulur.
fıkranın devamı

Hagi basarilar ile dolu bir yasamin ardindan gunahlari icin cehennemde cezasini cektikten sonra cennete gitmis.
Cennette Tanri Hagi'ye etrafi gezdirmis ve sonunda kucuk, sirin bahcesinde soluk renkte bir Galatasaray bayragi olan bir eve gelmisler
Tanri Hagi'ye; "Bu ev senin, degerini bil. Burada oyle herkese ev vermeyiz" demis
fıkranın devamı

Rizeli imamlarla Trabzonlu imamlar turnuva duzenleyip ayda bir maç yaparlarmış. Ama maçı hep Rizeli imamlar kazanırlarmış. Trabzonlular bir gün "Bu böyle gitmez, buna bir çare bulalım, hep yeniliyoruz" demişler.
Takım kaptanı olan Temel Hoca şöyle bir teklifte bulunmuş: Ula bizim Trabzonsporlu Hami'ye sarikli cübbeyi giydirelum,
fıkranın devamı

Futbol maçı başlamadan önce iki takımdan birinin kaptanı, hakemi bir köşeye çekip :
-Hocam, der.Sen bizim takımın durumunu bilmezsin...
-Bu maçı bize kaybettirecek olursan, bizimkiler seni ne yapar bilirmisin?
-Ne yaparlar?
-Seni parça parça ederler...
Hakem cevap verdi : -Anlaşıldı, siz bu oyunda berabere kalacaksınız...
-Neden?
-Öteki, takımın kaptanı da bana aynı sözleri söyledi de ondan!..
fıkranın devamı

Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış :
-Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?
-Boşuna oynamayalım, biz kazanırız, demiş seytan.
-Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde.
Şeytan şeytanca gülümsemiş :
-Ama bütün hakemler de bizde.
fıkranın devamı

Maçın tam ortalarında oyunculardan biri hakemin yanına yaklaşır:
-Köpeğinizin ismi nedir?
-Benim köpeğim yok ki.
-Çok garip, hem körsünüz, hem de köpeğiniz yok!...
fıkranın devamı

Bir futbol fanatigi adam birgün arkadisinin yanina gider.Arkadasi ise ölüm döseginde azraille bogusuyor.Adam perisan arkadasina der:
-"Bana bir iyilik yap ve öbür tarafa gittiginde orda da futbol varmi yokmu diye haber ver."
Arkadasi tamam der.Adam öldükten iki hafta sonra fanatik arkadasini odasinda ziyaret eder.Adam arkadasinin hayeletini görünce saskinlikla kalkar.Olü arkadasi:
-"Sana bir iyi bir de kötü haberim var, ilk önce hangisini söyleyim?"
Arkadasi
-"Iyi haberden basla".

-"Iyi haber her carsamba arkadaslarla mac yapiyoruz.Kötü haber ise, bu carsamba kalede sensin!"
fıkranın devamı

98 dünyakupasını FRANSA milli takımının kanzandığını gören Fatih Terim hemen ilk uçakla fransaya fransanın hocasından taktik almaya gider.Fatih hoca,fransanın hocasına
"ya hocam sız nasıl şampiyon oldunuz özel bir yöntem mi kullanıyosunuz" der. Bunun üzerine fransa milli takımını hocası
"Yo hayır.Ben sadece futbolcularıma zeka testi uyguluyorum.Bakın" der ve Fransa milli takımında forma giyen Zidane ı yanına çağırır ve şöyle der "Zidane senin ananın babanın çocuğu ama kardeşin değil, kim bu?" der.
Zidane da "Benim, hocam"der.
Fatih Terim de aynı şeyi kendi futbolcularında uygalaya karar verir ve Istanbula geri dönüp Hakan Şükürü yanına çağırır ve
"Hakan senin ananın babanın oğlu ama kardeşin değil,kim bu?" der, Hakan da
"Hihi bi dakka hocam gidip bi Hagi ye sorayım hihi" der. Hagi ye gidip
"Hagi senin ananın babanın oğlu ama kardeşin deil,Kim bu?" der Hagi de
"benim tabiki" der. Bunun üzerine Hakan şükür Fatih hocaya döner ve "Hagiymiş hocam" der..
Fatih terimde"Saçmalama oglum ne hagi si.. Zidane" der..
fıkranın devamı

Hagi basarilar ile dolu bir yasamin ardindan gunahlari icin cehennemde cezasini cektikten sonra cennete gitmis.Cennette Tanri Hagiye etrafi gezdirmis ve sonunda kucuk, sirin bahcesinde soluk renkte bir Galatasaray bayragi olan bir eve gelmisler.Tanri Hagiye;
-"Bu ev senin, degerini bil. Burada oyle herkese ev vermeyiz" demiş.Hagi evin merdivenlerinden ikinci kata cikarken biraz ileride devasa bir bahcenin ortasinda,altinlarla suslenmis mermerli bir yolu olan, cok satafatli, koskoca bir saray gormus. Saraydaki balkonlarda ve bahcenin her yerinde de sari lacivert bayraklar ve Fenerbahçe armalari varmis.Hagi Tanriya:
-"Ben de cok basarili bir sporcu idim.Galatasarayda kac sampiyonluk yasadim sakat sakat oynadim fedakarlik yaptim,hep basariliydim,milli takiminda vazgecilmeziydim, demis. Neden benim evim Rustununku gibi degil?" demis.Tanri da gulmus ve cevap vermis

-"O ev Rustunun degil, Rustu hala yasiyor.O ev benim"
fıkranın devamı

Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: - "Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim, ne dersin?" - "Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş Şeytan.
fıkranın devamı

Bir yangında evin çatısında mahsur kalmş bir anne ve kucağında kundaklı bir bebeği... Asağıdakiler anneye, gerilmiş olan brandaya önce çocuğu sonra da kendisini atmasını öneriyorlar, fakat o kabul etmiyor, ne yaptılarsa kabul etmiyor. Alevler onlara ulaşmak üzere.... Bu sırada onları seyretmekte olan Temel, barıkatları asarak binanın dibine kadar gelir ve kadına seslenir:
fıkranın devamı

Istanbulda özürlüler için açılan bir olimpiyat salonunda, yüzme yarışları yapılmaktadır. Yüzücüler yerlerini alırlar. 1. Kulvarda bacağından sakat bir yüzücü, 2. Kulvarda kolundan sakat biri vs vs. 10. kulvarda ise Temeli getirirler, Temel sırf "Kafa" dan oluşmakta:
fıkranın devamı

Bir gün Real Madrid, Fenerbahçe'yle maç yapmak için Istanbul'a gelecekmiş. Binmişler uçağa, Real Madrid'li oyuncular çok üzgün. Zidane kaptan olarak sormuş tabi
- Ne o çocuklar yüzünüzden düşen bin parça?
Raul demiş ki:
- Ya abi fenerle oynamayı hiç istemiyoz.
fıkranın devamı

Hakim sanığa sorar:
- Uluslararası kaçakçılıkla suçlanıyorsun. Ne diyeceksin söyle bakalım?
Sanık sakin bir ifadeyle cevap verir:
fıkranın devamı

 Hasta cımbomlu gerçektende hasta olur ölüm döşeğine düser.
Her zaman maçlara gittiği fanatik arkadaşları ziyaretine gelirler.
Son defa görelim derler.
" Allahın takdiri,elden birşey gelmez ama bir son istediğin varsa barı onu yerine getirelim
fıkranın devamı

80'li yılların sonların bir beşiktaş-boluspor maçı sırasında hakem
beşiktaşın net 2 golünü vermez, boluspora havadan bir penaltı verir.
maç çığrından çıkmıştır. beşiktaşlılar neredeyse sahayı terketmeyi düşünürler.
boluspor 2. golü de atar.
metin tekin santrayı yapmaz bekler. hakem düdüğü bir daha çalar,ama metin
hala topa dokunmaz.
-hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım" der.
-metin cevap verir: "hocam sahanıza geçin de başlayalım"
fıkranın devamı

Beşiktaş ekibi istanbula gelir, maç saatine yakın stata girerler.. stata
takımdan ayrı gelen SERGEN, takımın motivasonunun çok düşük olduğunu
görür, suratlar asıktır, - Ne oldu neden yüzünüz gülmüyor diye
sorar. Takım arkadaşlarından biri,
- Ne olsun böyle bir takımla oynamak zorunda kaldığımız için
canımız sıkkın, der..
bunun üzerine SERGEN:
-Pekala çocuklar, hadi siz gidin kadıköy'ü gezin, ben tek başıma
sahaya çıkar oynarım, der.. Ve takım çocuklar gibi sevinerek stattan
çıkıp kadıköyü gezmeye giderler.. Maç başladıktan 10 dk sonra BEŞİKTAŞ
takımı stata döner, skor; BEŞİKTAŞ 1-Fenerbahçe 0.. e tabi bu durumda
daha da bir keyiflenirler ve tekrar dışarı çıkar gezmeye başlarlar..
Maç bittikten sonra stata döndüklerinde, maçın 1-1 bittiğini görürler, FB
adına Ortega, 85. dakikada bir gol atmıştır.. Takım arkadaşları hemen
SERGEN E koşarlar ve onu coşkuyla tebrik ederler..
Ama SERGEN üzgündür. - Özür dilerim arkadaşlar, sizi mahçup ettim, der.
- olur mu öyle şey, der BEŞİKTAŞ takımı, sen koskoca bir takımla tek
başına oynayıp yenilmedin, daha ne olsun..
- Ama, der SERGEN, 12. dakikada kırmızı kart görmüş olmam gerçekten benim için utanç vericiydi.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama