dalı Fıkraları

loading...

Uluslar arası Polis Teşkilatı.Düzenlediği yarışmayla,ormanda en önce fil yakalayıp getiren polislere büyük ödül verilecekmiş.Alman polisleri ormana girip 25 dk.da fil yakalamış.İngiliz polisleri 30dk da fil yakalamış.Fransız polisleri 20 dk.da.fil yakalayıp getirmiş.Türk polisleri süratle ormana dalıp 10 dk.da ağzı burnu kan revan içinde bir boğa yakalayıp getirmişler.Bunu gören hakem heyeti itiraz etmiş.Bu Boğa demiş bu sayılmaz.Boğa başlamış yalvarmağa.Sağlam kalan gözüyle türk polislerine bakmış vehakem heyetine :İnanın bana anam avradım olsun Filim .
fıkranın devamı

Nasrettin hocanın karısı nasrettin hocanın kazağını ağacın dalına asarken kuvvetli rüzgâr hemen onu yere düşürür bunu gören hoca karısına şöyle der:"yarın kurban keseceğiz"karısı bunu duyunca şöyle der:" neden kurban kesiyoruz"nasrettin hoca:Ya kazağın içinde ben olsaydım
fıkranın devamı

Nasıl Atladılar Bir grup ingiliz, amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmış. birden şiddetli bir fırtına kopmuş.Geminin batacağını anlayan kaptan hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını istemiş.fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayı kabul etmemiş. bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle ka…rşı karşıya olduğunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırmış. “Git bir de sen dene onları gemiden atlamaya ikna etmeyi” demiş.Tayfa gitmiş ve kısa bir süre sonra geri dönmüş. Kaptan merakla sormuş: -Eee,noldu? -Hepsi atladılar efendim. Kaptan çok şaşırmış: -Nasıl olur,daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardı. Ne dedin onlara? -Çok kolay. İngilizlere “sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalılar” dedim. Amerikalılara deniz suyunun insan vücudu icin çok faydalı olduğunu söyledim. -Peki ya Türklere ne dedin? -onlara da “Denize girmek yasak! ” dedim.
fıkranın devamı

Akşehir’e gelen bir İranlı, sürekli palavra atarmış. Bir gün:- “Bizim Isfahan’da Şahın iki yüz odalı, beş b...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca, köy meydanındaki koca çınar ağacının üzerine çıkmış, elindeki balta ile bindiği dalı kesmeye başlamış.Görenle...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca pazarda dolaşırken, bir papağanın on iki altına satıldığını görünce şaşıp kalarak yanındakilere sormuş:- ̶...
fıkranın devamı

Hoca bir gün karısına :- “Hatun” demiş, “Şu bizim komşu, çarıkçı, Mehmet ağanın adı neydi ?”- “...
fıkranın devamı


Köylü Ahmet Ağa, eşeğini satmaya karar vermiş.
Kıymeti taş çatlasa 50 milyon lira etmeyen eşek için pazarlık payı da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymuş.

Komşu köyden acilen eşşeğe ihtiyacı olan Mehmet ağa 100 milyon ödeyip eşşeği pazarlıksız satın almış.

Köylü Ahmet eşşeğini satmış ama akşam da gözüne bir türlü uyku girmemiş...
Gece boyunca düşünüp, durmuş.

"Mehmet ağa 50 milyon liralık eşeğe niye 100 milyon lira verdi?"!!!!!... diye.
İçi rahat etmeyince ertesi gün eşeğini geri almaya karar vermiş.

Pazara gitmiş Mehmet ağayı bulmaya ama, bir de ne görsün eşşek 200 milyon liradan satışa çıkarılmış...
İyice sıkıntı basmış ve kesin karar vermiş, geri alacak eşeğini...

200 milyon lira pazarlıksız ödeyip geri almış (.).

Aynı olay bu defa Mehmet ağa'nın başına gelmiş, o da uyuyamamış.
"Allah Allah... Ahmet niye 100 milyona sattığı eşşeği 200 milyona geri aldı???Var bu işin içinde bir iş..." diye gece boyunca düşünüp, durmuş.

O da ertesi gün eşşeği geri almaya karar vermiş Ahmet Ağa ile anlaşıp 400 milyon lira vererek geri almış eşeği...

Bu alışveriş her gün fiyat arta arta devam etmiş...

Bir kaç gün sonra pazara bir başka köyden Hüseyin gelmiş.
Hüseyin pazardaki kalabalığın arasına dalınca bir de ne görsün ;

"al, al, al, sat, sat, sat" bağrışmaları arasında bir yaşlı eşek
ve bu eşeğin tam 1.000.000.000 TL satış fıyatı!!!...

Yanındakine sormuş, "Hemşehrim, nedir bu iş???? Bu yaşlı eşek 1 milyar lira eder mi yahu??!!"

Adam hemen yanıtlamış;

"Valla grafikler ortada, bu eşeğin fiyatı bir haftada 50 milyon
liradan başladı, 950 milyon liraya geldi.
Şöyle bir teknik analizine bakarsan görürsün.
Eşşeğin fiyatı 1 milyardaki direncini bi kırarsa, 1.5 milyara kadar yolu var.."

fıkranın devamı


Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?

fıkranın devamı


- Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
- Baba... Ben hamileyim.
- Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
- Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
- Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
- Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
- Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
- Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
- Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
- Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
- Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
- Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
- Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
- Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
- Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
- Amma keskin virajmış yav!!
- Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
- Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
- Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
- Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
- Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...

fıkranın devamı


temel bir gün dursunun evine kalmaya gider dursunun evide tek odalıdır ikide karısı vardır

akşam olur yatarlar dursun karıın tekine kalk buzdolabını aç temel uyumuşmu bak sonra yanıma gel
karısı buzdolabını açar temele bakar temel uyumuş gelir dursunun yanına dursun bi güzel becerir karıyı

aradan yarım saat falan geçer dursun öbür karısına kal buzdolabını aç temel uyumuşmu bak sonra yanıma gel der
karısı buzdolabını açr temele bakar uyumuş
dursunun yanına gelir dursun bunuda bi güzel becerir

sabah olur dursun temele sorar nasıl temel iyi uyudunmu uyudumda bi ara çoksusadım

dursun kalkıp içseydin ya içecektimde sen dolabı açan herkezi becerdin benide becerirsin diye kortum ondan içemedim



fıkranın devamı


bir gün nasrettin hoca arkadaşlarıyla iddaya girmiş ben karlı havada dışarıda 1 gün dururum demiş.
onlar büyük bir ziyafette girmişler nasrettin hoca sadece mumu yakmış .arkadaşları şaşırmış.1 gün durduğuna ama işin içinde ziyafet olunca biri mumla ısındın demiş.kaybetmiş iddayı.daha sonra bir aksam nasrettin hoca arkadaşlarını çağırmış.işte yemek yiyelim diye onlar da gelmiş nasrettin hoca karısını tembilemiş ağacın dalına yemegi as.altına mum yak demiş.o da yapmış.işte arkadaşları beklemiş beklemiş yemek yok hani hocam yemek demişler o da pişiyor demiş.onlarda bir bakalım nasıl pişiyor demişler o da göstermiş piştiği yeri arkadaşlarıda aman hocam yemek mumla nasıl pişer demiş.o da ben nasıl mumla ısiniyor dediyseniz buda böyle pişiyor demiş.




fıkranın devamı


temel bir gün dursunun evine kalmaya gider dursunun evide tek odalıdır ikide karısı vardır

akşam olur yatarlar dursun karıın tekine kalk buzdolabını aç temel uyumuşmu bak sonra yanıma gel
karısı buzdolabını açar temele bakar temel uyumuş gelir dursunun yanına dursun bi güzel becerir karıyı

aradan yarım saat falan geçer dursun öbür karısına kal buzdolabını aç temel uyumuşmu bak sonra yanıma gel der
karısı buzdolabını açr temele bakar uyumuş
dursunun yanına gelir dursun bunuda bi güzel becerir

sabah olur dursun temele sorar nasıl temel iyi uyudunmu uyudumda bi ara çoksusadım

dursun kalkıp içseydin ya içecektimde sen dolabı açan herkezi becerdin benide becerirsin diye kortum ondan içemedim.

fıkranın devamı


Cephedeki İzlandalıya karısından gelen mektupta şunlar yazılıydı:
"Erkeklerin hepsi askere alındı, yardım edecek tek kişi kalmadı. Bu yıl bahçeyi benim bellemem gerekiyor."
İzlandalı hemen cevap yazdı:
"Sakın bahçeyi kazma. Silahların hepsi orada gömülü."
Mektup askeri makamlarca okundu. Bir manga er gelip bahçenin her yerini kazarak silah aradı. Eli boş döndüler...
Cephedeki İzlandalı, ikinci mektubunda şöyle dedi:
" Bahçenin iyice bellenmiş olduğunu sanıyorum. Artık sebzeleri ekebilirsin."

fıkranın devamı


Sayın Teknik Servis Yetkilisi,

Geçen yıl aldığım "Erkek Arkadaş 5.0" programını "Koca 1.0" seviyesine yükselttim. Ama tüm sistem performanslarında bir yavaşlama söz konusu.

Özellikle "ErkekArkadaş 5.0" bölümünde bulunan "Çiçek 8.0" ve "Mum IşığındaYemek 6.3" işlemleri "Koca 1.0" programında yok.

"Koca 1.0" programı devreye girince bir çok program devre dışı kaldı. "Romantizm 9.5" ile "Özel İlgi 6.5" kesinlikle devre dışı, ama bunu yerine "Sınırsız TV 0.4" ve "Maraton 1.35" sürekli çalışıyor. "Sohbet 8.0" ve "EvTemizliği 2.6"yi çalistirinca da sistemi çökertiyor. "Kavga 5.3", "Evi Terk Et 3.2" programı fayda etmedi.

"Koca 2.0" sürümünü yüklesem işe yarar mi? Sizce ne yapmam gerekiyor?


İmza

Umutsuz


Sayın Umutsuz.

Bir kere bu olayı şöyle görmeniz gerek "ErkekArkadaş 5.0" bir eğlence paket programıdır, "Koca 1.0" ise başlı başına bir işletim sistemi.

"http:/ Beni sevdiğini düşünüyordum.html" komutunu yazarak "GözYaşı 6.2"'yi indirin ve "Suçlu His 3.0"'ı güncellemeyi unutmayın. Eğer bu uygulamalar doğru sonuç verirse "Çiçek 2.0" ile "Mum Işığında Yemek 2.1" kısa bir süre için devreye girebilir. Ama sakın çok sık uygulamaya koymayın yoksa "Koca 1.0" otomatik olarak koruma programı olan "Sessizce Surat Asma 2.5"’i devreye sokar.

Ama ne yaparsanız yapın kesinlikle "Kaynana 1.0"'ı çalıştırmayın. Ekran görüntüsünü bozan ve sistem kontrolünü kaybettiren bir virüs ortaya çıkar.

Ayrıca "Erkek Arkadaş 5.0"'ı kesinlikle yeniden yüklemeyin. Bu kabul edilmez uygulama ciddi sorunlar yaşatabilir ve "Koca 1.0" bunu kaldıramaz.

"Koca 2.0" ise size ek yük getirmekten baska ise yaramaz.

Kısacası "Koca 1.0" çok güzel bir işletim sistemi, ama sınırlı hafızaya sahip ve yeni uygulamaları hemen kavramaya müsait değil.Performans arttırıcı ek programlar tavsiye ederiz, mesela, "SıcakYemek 3.0" ve "Sevgi Sözcükleri 7.7" çok faydalı olur.

İyi Şanslar

fıkranın devamı


Tilki ormanda gezmektedir. bir ağacın dalında asili bir geyik budu
görür.
Açtır ama şüphelenir kontrol etmeye baslar ve görür ki bu bir tuzak.
Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır.
Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz
sonra
kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi... Tilkiye sorar "ne
yapıyorsun dostum"
Tilki cevap verir "hiç... yatıyorum" -Burada bir but var
-Evet var
-Neden yemedin
Tilki sakince cevap verir ;
"BU GÜN ORUCUM"
Kurt kendinden emin ;
"Ben yiyeyim o zaman"
Tilki "Buyur afiyet olsun" der.
Kurt but 'a uzanır uzanmaz bir patlama ortalık toz duman kurt yaralı
hareketsiz 10 metre uzakta perişan halde yatarken tilki sakince budu
yemeye
baslar.
Bunu gören kurt ;
"LAN SEREFSIZ HANI ORUCTUN"
Tilki pişkin pişkin ;
"Biraz önce top
patladı duymadın mı ?" der....

HERKESE NEŞELİ , SAĞLIKLI, HAYIRLI RAMAZANLAR

fıkranın devamı


Bir grup İngiliz, Amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmış. Birden şiddetli bir fırtına kopmuş. Geminin batacağını anlayan kaptan hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını istemiş. Fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayı kabul etmemiş. Bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırmış. "Git bir de sen dene onları gemiden atlamaya ikna etmeyi" demiş. Tayfa gitmiş ve kısa bir süre sonra geri dönmüş. Kaptan merakla sormuş:
-Eee, noldu?
-Hepsi atladılar efendim.
Kaptan çok şaşırmış:
-Nasıl olur, daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardı. Ne dedin onlara?
-Çok kolay. İngilizlere "Sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalılar" dedim.
Amerikalılara deniz suyunun insan vücudu için çok faydalı olduğunu söyledim.
-Peki ya Türklere ne dedin?
-Onlara da "Denize girmek yasak! " dedim.

fıkranın devamı


Bir gün bi uçakta Fransız, İngiliz, Alman, Rus, İranlı, Hollandalı ve Türk, laylaylom gidiyorlarmış. Uçak rotasını takip ederek giderken İngiltere’nin üstünden geçiyor.
İngiliz şöyle bi aşağıları süzüyor ve lafa giriyor:
- Arkadaşlar, burası benim memleketim İngiltere. Bizim biramız acayip meşhurdur, şahane biralar üretiriz, içmelere doyamazsınız.
İngiltere bitiyor, Fransa’nın üstünden geçerken Fransız lafa başlıyor:
- Burası da Fransa. Bizim kızlarımız meşhurdur, öpmelere kıyamazsın.
Derken Almanya’ya geliyor uçak,
Alman bi iç çekiyor:
- Hey gidi memleket diyor. Biz bi arabalar üretiriz, binmelere kıyamazsınız.
Sonra Hollanda’nın üzerinden geçerken Hollandalı bakıyor şöyle bi aşağıya:
- Burası da Hollanda diyor. Ah o güzel evler, bizim evlerimiz meşhurdur...
Uçak geçiyor Rusya’ya sonra (nasıl bi rotaysa artık)
Rus bakıyor aşağıya:
- Bizim KGB miz meşhurdur. Dünyada sinek havalansa haberdardır.
Sonra İran’a dönüyor uçak.
İranlı bakıyor şöyle bi göz süzerek:
- Abiler burası da İran bizim de halımız meşhurdur, yumuşacıktır..
Geldik Türkiye’ye...
Türk bakıyor aşağıya, düşün düşün nerden başlasam ki (o kadar çok meşhur şeyimiz var ki en orijinalini söylemeliyim diye) Sonra başlıyor anlatmaya...
- Arkadaşlar burası Türkiye. Bizim delikanlımız çok meşhurdur...Öyle ki; alır Fransız’ın kızını, içer İngiliz’in birasını, atar Almanın arabasına, götürür Hollandalının evine, yatırır İranlının halısında çatır çatır s.ker… KGB nin de bi s.kimden haberi olmaz

fıkranın devamı


Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir. Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayağı kayar ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır. Can havliyle, uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur. Aşağıya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar. Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır:
-Çimse yok miiii!
Bir kaç kere daha bağırır. Sonunda, ta yukarılardan, gökten bir ses duyar:
-Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? Seni cennetime koyarım. Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen hiç korkma!
Temel şöyle bi düşünür, emirlerden hemen hiçbirini yapmamış, yasakların neredeyse tamamını yapmış, kul hakkı desen sadece Fadime'nin hakkını ödeyemez. Başını kaldırıp, tekrar bağırır:
-Başka çimse yok miiii!

fıkranın devamı

Maymun dere kenarındaki ağacın dalına çıkmış, altından akıp giden suya bakarak son derece ...
fıkranın devamı

Bir fransız,bir ingiliz,bir iranlı,bir hollandalı,bir rus ve birde bizim temel bir uçağa binerl...
fıkranın devamı

- Ekstrem bana ulaşmıyor ve sürekli faiz ödüyorum!...- Nereden geliyorbu değirmenin suyu...- B...
fıkranın devamı

- Alo! Ben Eşcinselmiyim hattı, buyrun?+ alo, etrafımdaki erkeklere müthiş ilgi duyuyorum. kas...
fıkranın devamı

Cephedeki İzlandalıya karısından gelen mektupta şunlar yazılıydı:-"Erkeklerin hepsi askere a...
fıkranın devamı

ülkenin birinde bir padişah varmış çok yetenekliymiş. yalnız şiir yazamazmış. birgün bah
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama