Temel Fıkraları

loading...

BİR GÜN TEMEL VE DURSUN İLK DEFA MAÇA GİDECEKMİŞ .AMA TEMELİN BİR İŞİ ÇIKMIŞ. TEMEL MAÇA GELEMEMİŞ.DURSUN MAÇ BİTİMİNDEN SONRA TEMELİN YANINA GİTMİŞ . TEMEL SORMUŞ; -ULA DURSUN MAÇTA NE OLDU? - BİR TANE KALE VARMIŞ,BİR TANE DOP VARMIŞ, DOPU KALEYE ATINCADA GOOOOOL DİYE BAĞIRMIŞSIN.BİRDE UTANMAZLAR KISA DON GİYUYLAR.....:))))) XD
fıkranın devamı

Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da.. (ALINTI)...
fıkranın devamı

Temel ile dursun küsmüşler.dursun köpeği ile geziyormuş.temel demişki ha bu eşekle ne gezersin dursun demişti bu eşek değil köpek temel sonra demişki ben sana demiyirum köpeğe diyirum...
fıkranın devamı

Bir yarışma yaparlar ; kim 100 katlı binayı daha önce çıkarsa ona ödül verilcek derler ..Ve temelde olmak üzere baya kişi katılmış herkes yavaş yavaş dökülmüş ... Temel : 99. kata gelmiş ve yanındakine ben yoruldum geri dönüyorum demiş ...
fıkranın devamı

Temel bir gün kahveye gider ve kahve sahibine soğuk çay var mı diye sorar kahve ci yok der . - Temel yarın yine gider ve aynı soruyu sorar kahveci yine yok der .- Ertesi gün yine aynı soruyu sorar kahveci sinirli bir şekilde yok der .- Ondan sonra ki gün aynı soruyu sorar ve kahveci var der .. Temel ; ısıtta içelim o zaman der :)
fıkranın devamı

bir ün adamın teki temele çarmış usğim ne çarparsin yavv hayret içinde kalan adam sana kardeşim deyib geçmiş temel demişki ben senin kardeşimiyim uyyyyyyy demiş allah kardeşim oldu demiş fener takımını bırak gs geçmiş adam demişki nerden çıkarıyosun aptal sözleri bem senin kardeşin deyilim demiş kafa atı kaçmış
fıkranın devamı

temel bir gün fırına girer: ustacuğum bana ordan 299 ekmek ver da! 300 olmazmı? yok ustacuğum okadar ekmeği kim yiyecek!!!
fıkranın devamı

Bir gün temel ile dursun evlerinde otururlar...temell. evindeki tatlısı tuzlusu var. temel onları bir güzel yer. dursunun cana tatlı ister. sonra dursum temelin evine gider. kapısını calar.................
fıkranın devamı

Temel akşam eve gelmiş Fadime boynuna sarılarak karşılamış onu.

"Temel"um harika bir haberim var. Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak, Doktor bu sabah test yaptı. Sonucunu alana kadar lütfen kimseye söylemeyelim!" demiş heyecanla.

Ertesi sabah Trabzon Elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri için kapıyı çalmış:
fıkranın devamı

Temel"e sormuşlar bak bakalım arabanın sinyali çalışıyor mu? diye.
Çalışay çalışmay çalışay çalışmay...

fıkranın devamı

Temel banka soymak sucundan yargilaniyormus.
Son celsede yargic karari okumus;
Temel"in sucsuz oldugunun anlasildigini, tahliyesine karar verildigini aciklamis..
Temel sevincle ayaga firlamis :
Uy cözünü sevdigumun hacim beyi, yani simdu bu paralar benim oldu degil mu?

fıkranın devamı

Temel Dursuna soruyor:

__Ula Dursun sen oruclu oruclu kac hamsi yersun?

Dursun:Vallaa 100 tane yerim.

Temel:Olur mu ulan ilk hamsiyi yediginde oruc bozulur diger 99 sayilmaz.


fıkranın devamı


Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer.
Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir. Oltasını ve takımlarını alarak işe koyulur.
Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur:
- Oğlum burada balık yok!
Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler,
- Burada balık yok dedim sana...
Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir:
- Tanrım, sen misun yoksa?
Ses yeniden duyulur,
- Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim.

fıkranın devamı


Gece karanlığında gezinen Temel önünde birşey olduğunu görmüş ve eğilip eline almış, mıncıklamış, yüzüne sürmüş, koklamış ve demişki.:
"Ula pokmuş da iyiki üstüne basmadım"

fıkranın devamı


Temel, Fadime ile nişanlanmış.
Fadime'yi arabasına almış, gezmeye çıkarmış.
Arabayla biryerlerde durmuşlar.
Kalkarken Temel vitesi bire almak istemiş, eli Fadime'nin eline değimiş.
Fadime kızarmış.
Temel de utanmış.
Günler geçmiş.
Nihayet evlenmişler.
Balayına arabayla Bodrum'a yola çıkmışlar.
Bodrum'da otele vardıklarında Temel el frenini çekmiş.
O sırada yine eli Fadime'nin eline değmiş.
Fadime yine kıpkırmızı olmuş.
Ama laf etmekten de geri durmamış:
"Ula Temel, artuk evlüyüz daaa, daha ilerü cidebilürsün."
Temel bunu duyunca hemen el frenini indirmiş.
Marmaris'e doğru yola çıkmışlar...

fıkranın devamı


Doktor hastabakıcı Temel'i çağırdı..
"Yarın ava gidiyorum, ama muayenehane kapansın istemiyorum. Sen hastalarla ilgilen. Ben arada arar, kontrol ederim" dedi..
"Merak etmeyin doktor" dedi, Temel.
Doktor ertesi gün akşama doğru telefon etti..
"Ne var ne yok?.."
"Üç hasta geldi bugün.. İlkinin başı ağrıyordu, aspirin içirdim."
"Harika Temel" dedi, doktor..
"İkincisinin midesi yanıyordu.. Talsit verdim.."
"Bravo.. Bravo Temel.. Harikasın!.. Ya üçüncü?.."
"Doktor, masada oturuyordum. Kapı çarparak açıldı, içeri fırtına gibi bir kadın girdi.. Alev alev yanıyor gibiydi. Hızla soyundu, sütyen ve kilotunu da çıkardıktan sonra muayene masasının üzerine yattı ve bağırdı: 'Bana yardım et. Beş yıldır erkek yüzü görmedim.."
"Eee.. Sen ne yaptın, Temel?.."
"Gözüne visine damlattım doktor!.."

fıkranın devamı


Trafik polisi Temel sarışın bir bayan sürücüyü durdurur ve ehliyetini sorar. Kadın çantasını kucağına alıp aramaya başlar; ancak uzun süre geçmesine rağmen bir türlü aradığı şeyi bulamaz.

Temel beklemekten bunalır ve sabırsız bir ifadeyle kadına söylenir:
-"Hanımfendi, aradığınızı bulamadığınız anlaşılıyor. Üzerinde kendi resminizin olduğu şeyi göstereceksiniz, acele edin lütfen."
Kadın bu uyarı üzerine telaşlanır ve kısa bir süre sonra "hah buldum" diye sevinçle çığlıkk atıp çantasındaki makyaj aynasını Temel'e uzatır.

Temel aynayı ciddiyetle inceler ve kadına dönüp kibar bir ifadeyle konusur:
-"Buyrun belgenizi hanımefendi. Özür dilerim, polis olduğunuzu söyleseydiniz durdurmazdım...

fıkranın devamı


Dursun bir kıza aşık olmuş.
Aşkındanda şiir yazmış:

Sabahları yemek yiyemiyorum; çünkü seni düşünüyorum,
Öğlenleri yemek yiyemiyorum; çünkü seni düşünüyorum,
Akşamları yemek yiyemiyorum;çünkü seni düşünüyorum,
Geceleri uyuyamıyorum;
Çünkü AÇIM...

fıkranın devamı


Temel ve Dursun amerikanın ırak a savaş açmasını hazmedemeyip Amerikaya savaş açmaya karar vermişler.
ne yapıp edip Bush un telefonuna ulaşmışlar..
ve arayıp konuşmaya başlamışlar

Temel:sayın Bush siz Iraka savaş açtinuz bizde size açayruz
Bush:siz kimsiniz hangi ülkesiniz..
Temel:biz Rizeliyuz
Bush: peki asker sayınız kaçtır
Temel:ben ve arkadaşım Tursun toplam içi
Bush:silah sayınız kaçtır
Temel:benım dededen kalma çakıralmaz,Tursun unda bi tekkırma tüfek
Bush:buna karşılık bizim 20.000 askerımiz,5.000 uçaksavarımız,3000 gemimiz var
Temel:ben sizi tekrar arayacağum..

Amerikalılar oturmuşlar aramışlar taramışlar sonunda Rize yi bulmuşlar,bakmışlar ufak bir yer şok olmuşlar
Temel tekrar aramış..

Temel:Sayın Bush biz size savaş açıyoruz
Bush:asker sayınız
Temel:ben,Tursun ve kahveden birkaç arkadaş toplam 5 çişiyuz
Bush: peki silah sayınız
Temel:benim çakıralmaz,Tursunun tekkırma,kahvedeki arkadaşlardan birunun çakısı bide biçerdöver
Bush:buna karşilık bizim asker sayımız 50.000 e ulaştı,10.000 uçaksavarımız ve 7.000 gemimiz oldu
Temel:biz sizi tekrar arayacağuz...

bir müddet sonra Temel tekrar arar
Temel:biz savaştan vaz geçtuk
Bush:neden?
Temel: o kadar savaş esirunu barındıracak yerumuz yok.

fıkranın devamı


Temel,kirsal alanda kucuk cisini yaparken,gecmekte olan birkac kadin onu gormus
ve avv,mavv diye kacismaya baslamislar.Temel
arkalarindan bagirmis:
-Korkmayun,korkmayun tutayrum oni.!

fıkranın devamı


Temel don almaya gitmis.

Satici kiz sormus:

- Slip mi giyersiniz?

Temel cevap vermis:

- Pazen silip giyerim, pazen de silmeden giyerim!!! :)))

fıkranın devamı


Temel birgün yolda arabasıyla gidiyomuş.firenlari patlak ama.önünde pazar varmış ama pazarın yanında bir yol varmış.yoldan adamın biri geçiyomuş.temel düşünüyor.''pazarı ezsem 100'lerce kişi ölcek.adamı ezsem 1 kişi ölcek.gazetede çıkmış temel 100'lerce kişi ezdi.temele sormuşlar.''nasıl oldu.temel:valla adamı ezsem 1 kişi ölcek pazarı ezsem 100'lerce kişi ölcek bende bir suç yok adam beni gördü pazara gitti.bende direk pazara gittim 100'lerce kişi öldi.

fıkranın devamı


Maliye Bakani Unakitan, Akcaabat merkez ilce kongresine destek icin
Tayyip Erdogan tarafindan gorevlendirilir.

Temel, Akcaabat'ta bisikletini meydana birakarak bir kahveye girer. 5
dakika sonra iceri giren bir polis memuru bagirir:

-Kardesim! Asfalttaki bisikletin sahibi kimse alsin, Maliye Bakani
Unakitan gelecek.

Temel karsidan ayni ses tonuyla cevap verir:

-Hacan kilitledim oni... Bi sey olmaz...

fıkranın devamı


Temel ile dursun uzun zamandır birbirlerini görmüyorlarmış.büyük bir alışveriş merkezinde karşılaşmışlar.ikiside panik içindebirbirlerine eşlerini görüp görmediklerini sormuşlar.ama ikiside birbirlerinin eşlerini tanımıyorlarmış ve birbirlerine tarif etmeye başlamışlar.temel ''benim kerım 1.80 boyunda, sarışın, mavi gözlü, 90 60 90ebadında güzel bir kadın.'' demiş."ya senin karın nasıl?"diye sormuş temel.dursun"benimkini boşver.seninkini arayalım" demiş.

fıkranın devamı


Savcı, morgdaki üç cesedi incelemek üzere gelmişti.

Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu.

"Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı,sevincine dayanamadı, kalp krizi geçirdi ve öldü", dediler.

İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu;

-Bu neden sırıtıyor?

"Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü" diye açıkladılar.

Üçüncü ceset Temel'in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu.

"Bu neden oldu?" diye sordu savcı.

"Efendim, buna yıldırım çarptı" dediler.

-Peki neden sırıtıyordu?

-Fotoğrafını çekiyorlar sanmış.

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11...90 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama