Temel Fıkraları

loading...


Mahkemede hakim, Temel'e sormus;
- Kiminle evlisin?
- Bizum kariylan!
Hakim sinirlenmis,;
- E, herhalde. Sen hic erkekle evlenen duydun mu?
- Duydum tabi, nasil duymadum!
- Kimmis,?
- Bizum karu.




fıkranın devamı


temel ile dursu uzun zamandır birbirlerini görmüyorlarmış bir büyük bir alışveriş merkezinde karşılaşmışlar.ikiside panik icinde birbirlerine eşlerini görüp görmedıklerinı sormuslar.ama ıkısıde bırbırlerının karılarını tanımıyormus ve bırbırlerıne tarıf etmeye baslamıslar: temel benım karım 1.80 boyunda, sarısın, mavi gözlü,90-60-90 ebadında güzel bır kadın demis ya senın karın nasıldı demıs.dursun cevap vermıs:benımkını bosver senınkını arıyalım demıs



fıkranın devamı


temel bir gün dursunun evine kalmaya gider dursunun evide tek odalıdır ikide karısı vardır

akşam olur yatarlar dursun karıın tekine kalk buzdolabını aç temel uyumuşmu bak sonra yanıma gel
karısı buzdolabını açar temele bakar temel uyumuş gelir dursunun yanına dursun bi güzel becerir karıyı

aradan yarım saat falan geçer dursun öbür karısına kal buzdolabını aç temel uyumuşmu bak sonra yanıma gel der
karısı buzdolabını açr temele bakar uyumuş
dursunun yanına gelir dursun bunuda bi güzel becerir

sabah olur dursun temele sorar nasıl temel iyi uyudunmu uyudumda bi ara çoksusadım

dursun kalkıp içseydin ya içecektimde sen dolabı açan herkezi becerdin benide becerirsin diye kortum ondan içemedim



fıkranın devamı


temel bir otele yerleşmiş.ilk gece bara inmiş ve 3 tane içki istemiş.her gece 3 tane içki istiyorumuş.sonunda barmen merak edip neden her gece 3 tane istediğini sormuş.temelde:
''biz 3 kardeş iduk ve üçümüzde farklı ülkelere dağıldik.birbirimizin yerinede içeriz.''demiş.
temel ondan sonraki gece barmenden 2 tane içki istemiş.barmen:
''başınız sağolsun.2 tane istediğinize göre kardeşlerinizden biri öldü.''demiş.
temel ise:
''yok!sadece ben içkiyi bıraktım!''



fıkranın devamı


Temel otobüse binmiş. Sormuşlar,
- Ne yaptın, pilet aldın mi?
- Piletci sankim pilet almamuşum gibi paga manali manali paktu.
- Peki sen ne yaptın?
- Pen de sankim pilet almişum gibi ona manali manali paktum.


fıkranın devamı


bır gün temel ve karısı fadime uçakla yolculuk yapıyormuş uçak birden sallanınca fadime yan koltukta ki temeli dürtmüş -ula temel uçak düşi demiş.Temel - düşerse düşsün babanın malimi dur demiş



fıkranın devamı


Boksör Temel iri yapılı rakibi ile maç yapar.1.rauntta rakibi temeli epey haşlar.1.raunt sonunda Temel köşesine gider.antrönörü Dursun moral vermek için Temele sen dövüyorsun devam et der.2.ve3. rauntlarda da aynı şeyler olur.4. rauntta kaşı ve gözü patlamış temel raunt sonunda güç bela köşesine gider.Dursun yine aslanım Temel adamı parçaladın der.Temel güç bir şekilde dursuna bakarak ben mi dövüyorum der.Dursun evet sen dövüyorsun der.Temel:öyle ise etrafa iyibak başka birisi beni fena halde dövüyor!




fıkranın devamı


Sevgili oğlum Temel... Senin hızlı okuyamadığını bildiğim için mektubu yavaş yavaş yazıyorum...
Artık senin büyük şehre gittiğin sırada yaşadığımız evde yaşamıyoruz. Baban bir gazetede, "İnsanların başına genellikle evlerinin iki kilometre civarındaki bölgelerde kaza geldiğini" okumuş; o yüzden taşındık...
Sana yeni adresi veremiyorum, çünkü yeni evimizde bizden önce oturan hemşehrilerimiz, taşınınca adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler...
Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün içine dört gömlek koydum, çalıştırmak için duvardaki zinciri çektiğimden beri bir daha gömlekleri göremedim.
Geçen hafta sadece iki kez yağmur yağdı. İlki üç gün, ikincisi ise dört gün sürdü...
Benden istediğin yeleği postaya verdim. Ancak, halan 'o koca düğmelerle paket çok ağır olur' deyince düğmeleri kopartıp yeleğin cebine koyduk. Orada bulabilirsin...
Not: Sana biraz da para gönderecektim, ama zarfı bir kere yapıştırmış bulundum... Sevgiler... Annen"


fıkranın devamı


BİZİM TEMEL PARAŞÜTÇÜ OLMUŞ.BİR GÜN TEMEL'E HOCASI TEMEL GİT İKİ GÜN AİLENİ ZİYARET ET DEMİŞ GELİNCE BÜYÜK GÖSTERİ YAPACAĞIZ.TEMEL GİTMİŞ İKİ GÜN ANNESİNİ BABASINI GÖRMÜŞ HASRET GİDERMİŞ.GİDECEĞİ GÜN ANNESİ TEMEL'E OĞLUM ATLAMA SENİN PARAŞÜTÜN AÇILMAYACAK RÜYAMDA GÖRDÜM DEMİŞ.TEMEL HOCASININ YANINA VARINCA HOCASINA OLAN BİTENİ ANLATMIŞ.HOCASI TEMEL'İ İKNA EDEMEMİŞ VE SONUNDA TAMAM SEN BENİMKİNİ AL DEMİŞ.NEYSE UÇAĞA BİNMİŞLER TEMEL HOCASININ PARAŞÜTÜNÜ ALMIŞ VE ATLAMIŞ.BİRAZ GITMİŞ İPİ ÇEKMİŞ AÇILMIŞ DERKEN YANINDAN HIZLA HOCASI GEÇMİŞ.TEMEL HOCASIN ARKASINDAN BAĞIRMIŞ.HOCAM NEREYE GİDİYORSUNUZ?HOCASI TEMEL'E ''ANANIN YANINA ANANIN'' DEMİŞ



fıkranın devamı


Dursun bir kıza aşık olmuş.
Aşkındandan şiir yazmış. Şiiri:

Sabahları yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
Öğlenleri yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
Akşamları yemek yiyemiyorum Çünkü seni
düşünüyorum
Geceleri uyuyamıyorum.
Çünkü ACIM .




fıkranın devamı


Dört kişilik bir eğitim uçağı karadenizde mezarlığa düşmüş...... Lazlar 80 ceset çıkarmışlar ve ölü sayısının artmasından korkuyorlarmış.



fıkranın devamı


Birgün Temel ve arkadaşları bir adada mahsur kalırlar.Temel ve arkadaşları kurtarılmayı beklerlerken adanın yanından çıplak ve güzel kızların olduğu bir gemi geçmektedir.
Temel ve arkadaşlarının yanına gelen bu gemi de ki temel ve arkdaslarını bir sartla kurtaracaklarını solerler.sart ise temel ve arkadaslarının mesleklerinin aletleri ile onların cinsel organlarını keseceklerdir.ilk önce birisi gelip ben kasapım der ve c.organını satırla keserler.sonra birisi gelip ben fırıncıyım der ve onun c.organını ekmek bıcağıyla keserler.sıra temele gelince ben dondurmacıyım yalayın hadi bitir bitire bilirsen.




fıkranın devamı


Cocuk dedesine sormus:
- Dede, nenem ile kac yildir evlisiniz?
- 40 yildir evlat.demis dede.
- Peki ama dede, ben sizi hic kavga ederken gormedim bunun sirri nedir?
- Otur evlat anlatayim. Evlat biz ninen ile evlendigimizde elde avucta bir sey yok, kimsemde yoktu. Ben neneni bizden oldukca uzaktaki koyden aldim, nikahimiz kiyildi, benim at arabasina nenenin uc bes esyasini attik ve bizim koyun yolunu tuttuk. Yolda benim atin ayagi surctu ve tokezledi. Ben "Bu bir" dedim. Devam ederken bir daha tokezledi, ben yine "Bu iki" dedim.
Koye de daha epey yolumuz vardi, bizim atin ayagi bir daha tokezleyince "Bu uc" dedim ve cektim belimden pistovu, ati orada vurdum.
Ben ati vurunca nenen basladi bana soylenmeye. "Biz simdi nasil gidicez, niye durup dururken ati vurdun. Sende hic akil yok mu. Bu esyalari nasil goturucegiz" Ben de dondum nenene "bu bir" dedim. O gun bugundur, gul gibi gecinip gidiyoruz




fıkranın devamı


Uzun yillardir görüsmeyen Temel'le Idris bir gün tesadüfen karsilasmislardi. Sakin bir yere oturup saatlerce sohbet ettiler. Bir ara Temel :
- Ula Idris, senin ufak bir kizin vardi, kocaman olmustur, ne yapiyor o simdi, diye sordu.
- Valla Temelcugum benim kiz çok güzel bir is buldu. Patronu onu çok seviyor, Ankara'dan ve Istanbul'dan birer ev aldi kizima, altina son model bir araba çekti, kürkler katkat elbiseler, ayakkabilar aliyor, sükür iyi bir is buldu kizim, sahi benim kizla yasit birde senin kizin vardi, o ne yapiyor simdi ? deyince Temel derin bir nefes aldiktan sonra,
- Valla Idrisçugum benim kizda orospi oldu ama ben senin kadar güzel anlatamayrum daa.

fıkranın devamı



Temel doktora gitmis.
- Hastayim doktor, cok hastayim, vucudumun her yeri agriyor, nereme dokunsam sizim sizim sizliyor, dokuluyor...
Doktor:
- Nasil hastalik o, tum vucudunu saran, agritan?
Temel parmaginin ucuyla kafasina dokunmus.
- Ay ay ay...
Sonra gogsune parmagini basmis ve yine aciyla bagirmis. Sonra beline, yine acidan allak bullak olmus, sonra bacaklarina... Temel parmagini neresine dokundursa agriyla irkiliyormus... Doktor daha fazla dayanamamis.
- Ver bakayim su elini, demis; Bak oglum senin parmagin kirik...

fıkranın devamı


Temel bir gün kasketini evde unutup kahveye gitmiş. Cemal temeli görür görmez acık başını sıvazlamış ve:
- Hayrettur, senin paşun karimin popsuna penziy, demiş.
Temel'de başını ilk kez yokluyor gibi sıvazlamış,
- Ula Cemal haklisun. Tam tamina penziy...




fıkranın devamı


Temel'e bak bakalim arabanin sinyalleri calisiyormu, demisler.
- Calisayi,
Calismayi,
calisayi,
calismayi.....

fıkranın devamı



Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir.Amerikalılar anlatmaya başlar :
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk.Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya:
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık.Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.

fıkranın devamı


Istanbulda özürlüler için açılan bir olimpiyat salonunda, yüzme yarışları yapılmaktadır. Yüzücüler yerlerini alırlar. 1. Kulvarda bacağından sakat bir yüzücü, 2. Kulvarda kolundan sakat biri vs vs. 10. kulvarda ise Temeli getirirler, Temel sırf "Kafa" dan oluşmakta:
Sonra yarışma başlamış tüm sporcular kulvara çıkmışlar,bizim temelin kafasınıda koymuşlar kulvara.Start verilmiş tüm sporcular havuza atlamış. Neyse oradan biri de temelin kafayı sallamış havuza. Herkes finishe doğru giderken bizim temelin kafa dibe doğru gidiyormuş. Yarışma bitmiş görevliler temelin kafayı çıkartmışlar "hani 1. olcakdın" demişler.
Temel "Ya hiç sormayın, olacaktım ama kulağıma kramp girdi" demiş.

fıkranın devamı


Temel, Fransiz ve ingiliz'in bindikleri gemi batmis.Günlerce aç susuz kaldiktan sonra bir adaya çikmislar.Tam kurtulduk diye sevinirlerken bir dolu yamyamyn bas uçlarinda belirdigini görmüsler.Yamyamlarin niyetinin kötü oldugunu gören kazazedeler :

- Ne olur bizi yemeyin, diye yalvarmislar. Kral yamyam :

- Sizleri bir teste tabi tutacagizz, en basarili çikani affedecegiz. Her birinizi birer kulübeye hapsedip birer maymun verecegiz. Bir yil sonunda en cok yavru maymun dogurtaniniz kurtulacak, demis Kulubeler hazirlanmis, maymunlar konulmus, kapilar sikica kapatilmis Hergün kapi altindan yemekler gönderilmis.

Birinci yilin sonunda kapilarin açilma zamani gelmis.

Ilk olarak Fransizin kapisi açilmis. Üç tane yavru maymun oradan oraya zipliyor. Fransiz pestili çikmis bir durumda.

Ikinci olarak ingilizin kapisi açilmis. O da harap durumda ama bes tane yavru dogurtmus.

Son olarak Temel'in kulubesine giderken yamyam hokomoko :

- Bu Türkler uçkurlarina çok düskün millettir. simdi kapiyi açacagiz en azindan on yavru üzerimize atlayacak demis.

Kapi açilmis ama ne görsünler Temel bir kösede kös kös oturuyor., Temel'e verilen maymun harap durumda, ortada da sadece bir yavru var ama onun da bir gozu var bir gozu yok, kafasi gövdesinden büyük, kisacasi tam bir hilkat garibesi!

- Ne lan bu!, demis hokomoko...

Bir yilda dogurta dogurta sadece bunu mu dogurttun?
- Ulan serefsizler, demis Temel.

Vermissiniz yanlislikla erkek maymunu, bunu buldudugunuza sükredin!

fıkranın devamı


Temel, Dursun'a arabasının öyküsünü anlatıyordu :
-"Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köşeye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarını ıslattı ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasını aldım."
Dursun : -"iyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakışmazdı!."

fıkranın devamı


Ufak bir suçtan hapse düşen Temel'in koğuş arkadaşı sık sık hastalanmakta haftada bir doktora gitmektedir.Adamın doktordan her gelişinde bir uzvu kesilmektedir.Bir gün bacağı,sonra kolu,eli...Son gelişinde Temel koğuş arkadaşının kulağına eğilir manalı bir gülüşle: -Uy!Hemşerim sanmaki anlamayrum,bağa öyle geliyoki galiba sen kısım kısım firar edeysun...

fıkranın devamı


Bir araba yasli Temel'e carpar. Arabanin soforu bagirir,
Suc sende ben 20 yillik soforum!..
Temel karsilik verir,
Pen de 40 yildir yureyrum!

fıkranın devamı


Kaptan Pilot Temel telsize var gücüyle bağırıyordu :
- "Ula, sağ motor bozuldu. Düşeyrum, düşeyrum. Meydey düşeyrum. Kule düşeyrum."
Kule hemen cevapladı :
- "Mesaj anlaşıldı. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin."
Temel gayet ciddi :
- "Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk."

fıkranın devamı


Zamanın en büyük Mayfa babası Çok ağır bir suçtan yargılanmaktadır ve idamı istenmektedir. Jüri üyelerinin içinde Temel de vardır. Mafyanın adamları mahkemeden önce Temeli bir kenara çekerler ve şöyle derler: - Temel ne yap et Babanın idam kaparini müebbet'e çevir yoksa bu senin sonun olur derler!!! Temel'in içine korku düşmüştür: Acep ne yapsam da bu adamı kurtarsam" diye düşünür. Dava baslar günlerce devam eder ve nihayet Jüry üyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra jüry geri gelir ve kaparini okur: - Müebbet hapis derler. Bunu duyan Babanın adamları ne yapacaklarını şaşırırlar doğru Temel'e gidip: -Af ferim sana Temel simdi gözümüze girdin derler. Ehh be Temel iyi güzel de bu isi nasıl basardın diye sorarlar. Temel: - Sormayın bre uşaklar der millet Beraat Beraat diye tutturdu Muebbete çevirmek kadar aklan karayı seçtim der

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1...3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13...90 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama