Temel Fıkraları

loading...


Temel Avustralya'ya deve kuşu avlamaya seyahate çıkıyor. Orada malzemelerin hazırlayıp maceraya atılıyor. Bir virajı dönünce bakıyor 15, 20 tane devekuşu. Hemen arabayı durduruyor silahını doğrultuyor. Devekuşları silahı görünce ürkerek kafalarıını kuma gömüyorlar. yani kendi akıllarınca saklanıyorlar. Temel etrafa bakıyor. ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor:
- Ulan nereye gitti bu hayvanlar?




fıkranın devamı


Temel, Fransiz ve ingiliz'in bindikleri gemi batmis.Gunlerce ac susuz kaldiktan sonra bir adaya cikmislar.Tam kurtulduk diye sevinirlerken bir dolu yamyamin bas uclarinda belirdigini gormusler.Yamyamlarin niyetinin kotu oldugunu goren kazazedeler :

- Ne olur bizi yemeyin, diye yalvarmislar. Kral yamyam :

- Sizleri bir teste tabi tutacagiz, en basarili cikani affedecegiz. Her birinizi birer kulubeye hapsedip birer maymun verecegiz. Bir yil sonunda en cok yavru maymun dogurtaniniz kurtulacak, demis Kulubeler hazirlanmis, maymunlar konulmus, kapilar sikica kapatilmis Hergun kapi altindan yemekler gonderilmis.

Birinci yilin sonunda kapilarin acilma zamani gelmis.

Ilk olarak Fransizin kapisi acilmis. Uc tane yavru maymun oradan oraya zipliyor. Fransiz pestili cikmis bir durumda.

Ikinci olarak ingilizin kapisi acilmis. O da harap durumda ama bes tane yavru dogurtmus.

Son olarak Temel'in kulubesine giderken yamyam hokomoko :

- Bu Turkler uckurlarina cok duskun millettir. simdi kapiyi acacagiz en azindan on yavru uzerimize atlayacak demis.

Kapi acilmis ama ne gorsunler Temel bir kosede kos kos oturuyor., Temel'e verilen maymun harap durumda, ortada da sadece bir yavru var ama onun da bir gozu var bir gozu yok, kafasi govdesinden buyuk, kisacasi tam bir hilkat garibesi!

- Ne lan bu!, demis hokomoko...

Bir yilda dogurta dogurta sadece bunu mu dogurttun?
- Ulan serefsizler, demis Temel.

Vermissiniz yanlislikla erkek maymunu, bunu buldudugunuza sukredin!

fıkranın devamı


- Babam oldu, demis Temel.
Ilyas sormus:
- Neden oldu?
- Apartmanin sekizinci katinin balkonundan dustu.
- Eyvah parcalandi mi?
- Yok, giristeki bakkalin tentesine dusunce oradan havalanip
karsi apartmana yoneldi.
- Apartmana mi carpti, nasil oldu?
- Yok, karsi apartmansn balkonunda camasirlar asili idi.
camasir ipine vurup fabrikanin bahcesine dustu.
- Orada mi oldu?
- Yok, fabrika celik yay fabrikasi, bahcedeki yaylarin uzerine
dusup havalandi yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk onu.

fıkranın devamı


Temel ile Dursun tarlada işerken Temel'i penisinden
yılan sokmuş
dursun hemen koşarak telefon açmış doktora:
-"Temeli yılan soktu ne yapalım?" demiş.
Doktor da:
-"Yılan sokulan yeri emip emip tükürün" demiş.
Dursun Temel'in yanına gitmiş, Temel merakla:
-"Doktor ne dedi?" demiş.
Dursun cevap vermiş:
"Hiç şansın yok Temel öleceksin...".

fıkranın devamı


Temel ismini değiştirmek için başvuruda bulunmuş. Memur Temel'e sormus. Neden ismini değiştirmek istiyorsun?
Memur Bey Benim adım Ahmet G*t demiş.
Memur da kendisini çok haklı oldugunu ve ismini ne sekilde değiştireceğini sormuş
Temel de Mehmet G*t demiş

fıkranın devamı


Günün birinde alman,fıransız,ingiliz ve daha bir çok ülkenin zengini aralarına bizim TEMEL`i de alarak gönüllerince eylenmek için ucakla seyahate cıkmışlar.Eğlence adına herşeyi yapıp bol bol da içki tükettikleri bian alman birden ucağın kapısını acıp bırakın beni,ölmek istiyorum,Temel sormuş ulu uşağum habi süle bakiüm neden da alman benim annem kötü kadındı yani or...demiş ve atlamış.aradan daha on dakika gecmemişken bakmışlar busefer fıransız aynı nidayla kapıyı acıp atlamış.temel bi düşünmüş,bi düşünmüş tam atlayacak biri tutmuş,yarım yamalak bi türkceylelaz oğlu sen neden yoksa, Temel yooo demiş öyle diil da uşaum .adam sormuş peki neden?Temel :ula uşağım benim bu kadar or..... cocuğu içinde ne işim var da demiş




fıkranın devamı


Temel ingiltere`ye gidecekti. Onun icin bir arkadasindan Ingilizce hakkinda bilgi istemisti. Arkadasi turkce kelimelerin son hecesinin uzatilmasi seklinde Temel`e bilgi verdi. Temel ucaga bindi ve on dakika sonra hostesi cagirmak icin, Hosteeees. O da ne hostes gelmisti. Temel ingilizce`yi sokmeye basladigini dusunuyordu. Havaalanindan cikti...Taksiiiii Vay be taksi de durmustu. Temel agir agir kendini kaptirdi...Hoteeeeeeel Otele gitti. Odasina cikti, dus aldiktan sonra bara indi...Viskiiiii. Daha snra Londra sokaklarinda dolasmaya basladi. Parkta bir adam gordu:
-Merhabaaaaa,nasilsiniiiiz?
-Iyiyiiiiim,sagoooooool
-Turk musunuuuuz?
-Eveeeeet
-Kardesim Turksun de neden iki saattir Ingilizce konusuyorsunnn

fıkranın devamı


Ilyas uzun suren bir Amerika yolculugundan donmustu. Temel,agabeyini
havalanindan aldi.Birlikte eve donerlerken, Ilyas sordu.

"Yahu benim sevgili kedim Pamuk ne alemde...ona iyi baktin herhalde ben yokken."kedin öldü." dedi Temel.

Ilyas yikildi birden. Tikandi kaldi...Kendini toparladiginda, soylendi:

"Ne kalpsiz adamsin sen...Pamuk'u ne kadar sevdigimi bilirken ,insan
oyle pat diye "oldu" der mi?"

Temel "ya ne der?" gibi bakti agabeyine. Ilyas anlatti:

"Bir kotu haberi daha alistira alistira daha duygusal vermenin yollari vardir. Mesela 'Pamuk bir gun catiya cikti.' diyebilirdin..

'Pamuk bir gün catiya cikti... Itfaiyeyi cagirdik Geldiler ama indiremediler. Sonunda Pamuk hayatta en sevdigi isi yaparken, catida guvercinlerin pesinde kosarken....' falan diye bir seyler soyleyebilirdin.. Cok mu zor boyle anlatmak, duygusuz adam..."

"Kusura bakma agabey" dedi Temel..."bir daha dikkat ederim."

"Oldu." dedi Ilyas.."simdi soyle bakalim, sen nasilsin,annemle babam nasil?"

"Seyyyy" dedi.. "Ben iyiyim...annem de iyi...babam birgun catiya
cikti.."

fıkranın devamı


Temel tarikata girmek için başvurmuş. Şeyhin karşısına çıkarmışlar.
Temel: -Şeyhim tarikata girmek istiyorum demiş.
Şeyh de : -Olur ama 3 hafta boyunca karınla yatmayacaksın demiş.
Neyse, aradan 3 hafta gecmiş ve Temel Şeyhin önüne tekrar gelmiş.Şeyh sormuş:
-Temel tamam mı? Sabredebildin mi?
Temel: - Vallahi, ilk hafta hiç problem yoktu. İkinci hafta sabrım çok zorlandı. Ama dayandım. Üçüncü hafta bir gün Migros'a gitmiştik. Benim karı üst raflardan bir iki paket almaya çalışıyordu. Hatunun bacakları gözükünce içim gitti. Daha sonra paketler yere düştü. Benim karı da paketleri almak için eğilince dayanamadım daldım, demiş.
Şeyh de : -Aaaa olmadi. Şimdi biz seni tarikata alamayız deyince. Temel:
-Siktir et tarikatı bizi artik Migros'a bile almıyorlar. demiş.

fıkranın devamı


Temel bir gün tuvalete girmiş. Yanında bir adam varmış ve sormuş. Temel:
Haçan sen Karadenizlü misun?
diye sormuş.
Adam evet demiş.
Temel: Pekü Trabzonli musun? diye sormuş. Adam buna da evet demiş.
Temel: Peki senün köyin Çamlıhemşin midur? da diye bir soru daha sormuş.
adam bunada evet demiş.
Temel: Peki senin sünnetçin Kemal üsta midir da? diye bir soru daha sormuş.
Adam sinirlenmiş.
Adam: Ebe adam sen nereli olduğumu, köyümü biliyorsin sünnetçimi nerden
biliyorsun? diye sormuş.
Temel: 'Kemal ustayı kim bilmez!!! Hep yamuk keser yarım saatten beri
bacağıma işiyorsin da demiş

fıkranın devamı


Öğretmen Temele kafayı takmış.
İlla sınıfta bırakacakmış çocuğu diye millet dedikodu yapmış.
Öğretmende halkın önünde Temeli sınav yapmaya karar vermiş.Stadta millet toplanmış.
Ve öğretmen megafonla Temele sormuş :
-Yedi kere yedi kaçtır?
-Kırk tokuz demiş, Temel. Bir saniye sonra staddakiler ayağa kalkıp hep bir ağızdan :
-Pi sanş taha ver, pi sanş taha ver...

fıkranın devamı


Askeri hastanede yatan Temel ve arkadaşlarının aletleri kopmuş.
Sebebini soranlara Temel anlatıyor :
-El pombasu talimu yapayuduk, pimi çektuktan sonra ona kadar sayup atmamuz emredildi,
piz de parmaklarumuzla saymaya paşladuk, pir, içi, uç, tört, peş,
öpür ele geçmek için pompalaru apuş arasına koyalum tedük, alti, yeti, seçiz, tokuz..
.Bummm!

fıkranın devamı


Temel boğazda tekneyle turist gezdiriyor birgün bir Amerikalıyı alıyor başlıyolar gezmeye...
Amerikalı bir saray görüyor.
-Bu ne kadar zamanda yapılmış, diyor. Temel :
-5 yılda, diye cevap veriyor... Amerikalı :
-Yazık bizde olsa 1 yılrda yapılırdı. Biraz sonra bir cami göruyor.
-Bu ne kadar zamanda yapılmış, diye soruyor... Temel :
-2 yıl, diye cevap veriyor. Amerikalı :
-Yazık be bizde olsa 3 ayda biterdi, diyor. Temel uyuz oluyor duruma...
Biraz sonra bi tarihi yapı daha göruyolar..gene soruyor Amerikalı... Temel :
-2 ay, diyor. Amerikalı yine :
-Yazık be bizde olsa 1 haftada biterdi, diyor.
Temel iyice kıllanıyor.Tam o sırada Boğaz Köprüsü'nün altına geliyorlar...
Amerikalı yukarıyı göstererek : -Bu köprü ne kadar zamanda yapıldı, diyor.
Temel şaşkın şaşkın bakışlarla kafayı kaldırıp :
-Hangisi? Bu mu? Bu dün burada yoktu yaa...

fıkranın devamı



Bir İngiliz, bir Alman, bir de bizim Temel arabalarıyla şov yapıyorlarmış. İngiliz binmiş Mercedes'ine bir fren yapmış araba olduğu yerde durmuş. İnmiş arabadan "abs abs" demiş. Alman binmiş BMW'sine bir fren yapmış, onun arabası da olduğu yerde durmuş, o da "abs abs" demiş. Sıra gelmiş bizim Temel'e... Binmiş Murat'ına basmış frene durmamış, bir daha bir daha derken duvara girmiş. "Asd asd" diye diye arabadan. Herkes merak etmiş 'asd'nin ne olduğu tabii. Temel açıklamış:
"Anasını sattığımın durmayi!"

fıkranın devamı


Temel küçük bir çocuktur ve bir gün duşa girer. Sırtını keselemeye gelen annesi sorar: - Oğlum saçını ıslatmayacak mısın? Temel cevap verir: - Anneciğim, bu şampuan kuru saçlar için.

fıkranın devamı


Temel arabayla köyüne dönerken kötü bir kaza geçirir ve hastahaneye kaldırılır hemen hemen bütün kemikleri kırıldıgından bütün vücudunu sargıya alırlar.

bunu duyan en yakın arkadası Dursun koşarak hastahaneye gider, bir hışımla odaya girer yarı baygın sargılar içinde yatan Temel'in başında doktoru görür ve çok üzülür doktora sıkıntılı bir sesle:

- "Doktor bey ben en yakın arkadaşıyım Temel nasıldır?" diye sorar. Doktor biraz açıklama yaptıktan sonra sözlerini şöyle noktalar:

- "Valla hastamızın bundan sonra sağ tarafı geçiçi de olsa tutmuyabilir, üzgünüm"

Bütün bu konuşmaları birer fısıltı olarak duyan Temel gene de kalan bütün gücünü kullanarak yavaşça sol eliyle sağ tarafta durmakta olan penisini sol tarafa alır.

fıkranın devamı


Fadime kumar oynarken Temel de arada sirada gidip durumu soruyormus:

- "Nasil gidiyor kanaryam?"
- "Kaybediyorum."

Bir muddet sonra yine...
- "Nasil gidiyor güvercinim?"
- "Kaybediyorum."

Bu konusma bülbülüm, serçem diye devam edince Cemal sormus:

- "Neden karina hep kus adlariyla hitap ediyorsun?"

- "Bu kadar kisinin içinde kus beyinli diyemem ya.." diye fisildamis Temel.

fıkranın devamı


Temel motorsiklet kursunu gidiyormus ve çok basarili bir ogrenciymis. Ogretmenleri tam olarak hazir oldugunu belirtmeden once Temel ve arkadaslarina son bir uyarida bulunmak istemiş:

- "Bakin, eğer gece motorsiklet ile gezerken karsida bir ışık görürseniz bilin ki bu baska bir motorsiklettir, dikkat edin."

Temel ehliyetini almis ama 2 ay sonra hocalari Temeli hastanede tüm kemikleri kirik bir halde görmüsler. Sormuslar:

- "Temel ne oldu?"

- "Karsida 2 isik gördüm, aralarindan geceyim dedim."

fıkranın devamı


Temel bir akşam evde çocukları ile birlikte oturup televizyon izliyorlarmış. Temel oğlu Dursundan bir bardak su istemiş,

- "Oğlum Tursun, kalk bana bi bartak su cetur" demiş. Dursun hiç oralı olmamış. Temel bir,demiş,iki demiş ama oğlu Dursun umursamamış.

Sonra Temelin kızı Fadime, kafasını iki yana sallayarak babasına şöyle demiş;

- "Uyy babaciğum, pen sana demedim mu erkek evlattan hayir celmez diye. Kalk suyunu kendin al, gelirken de sana zahmet bana da bir bardak su getur"

fıkranın devamı


Temel'e hangisini seçersin diye sormuşlar.
-Güzellik mi, aptallık mı?
-Aptallık, demiş Temel, guzelluk geçicidur daa.

fıkranın devamı


Temelle Dursun ormanda yürüyorlar,
birara Temel Dursuna sesleniyor :
-Dursun ormanın güzelliğine bak. Dursun:
-Ağaçlardan göremiyorum ki.

fıkranın devamı


Temel kolej sınavına hazırlanan oğluna yardım ederken sormuş :
-Su kaç terecede kaynayi?
-Toksan terece, deyince
-Pilemedun, demiş, toksan terecede dik açı kaynayi!

fıkranın devamı


Temel dahiliyeciye gitmiş. Doktor ona neyinin olduğunu sormuş.
-Öksurayrum, demiş Temel.
-Ne zamanlar öksürüyorsun?
-Tuvalette oturayurken kapıyu tıklattıkları zaman, demiş Temel

fıkranın devamı


Bu sayfayı Açılış Sayfanız yaparak her internete girdiğinizde ayrı bir komik resim , karikatür ve son ilave edilen 20 fıkrayı görecek hoş vakit geçireceksiniz. Gün'e Gülerek Başlamak İçin

fıkranın devamı


Temel Amerikada tuvalette pisuvara iserken yanina zenci gelmis ve o da hemen Temel in yanindaki pisuvara ismeye baslamis. Temelin bir ara yan tarafa gözü takilmis ve hayretler içerisinde kalarak:

- "Uyyy!.." demis "Oni nasi büyüttün öyle?" Zenci bakmis bizim Temel salak, kafaya aliyim biraz eglenirim diye düsünmüs ve:
- "Kardes," demis "Hergün üç kere lavabonun kenarina sert bir sekilde vurucan aleti..."

Aradan alti ay gecmis ayni tuvalette Temel iserken ayni zenci gelmis, bir bakmis Temel. Tam kacacakmis ki Temel ,

- "Dur!.." demis. "Hemserum dediguni hercün yaptum ama eksik soyledun galiba. Rengi tutturdum fakat boyunu bir türlü tutturamadum."

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1...4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14...90 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama